Bir Antropoloğun Merceğinden: Proximity Anahtarlık Nedir? Bir kültür araştırmacısı olarak yola çıktığınızda, her nesnenin, her davranışın ve her teknolojinin ardında bir hikâye olduğunu fark edersiniz. Proximity anahtarlık, ilk bakışta sadece bir güvenlik aracı, bir erişim kartı gibi görünür. Fakat antropolojik açıdan bakıldığında, bu küçük cihaz modern toplumun ritüellerini, aidiyet duygusunu ve görünmeyen sosyal sınırlarını yansıtan güçlü bir semboldür. Teknolojinin Ritüelleri: Günlük Yaşamın Sessiz Kodları Her toplumun gündelik yaşamında, üyeleri arasında görünmez ama güçlü bağlar oluşturan ritüeller vardır. Geleneksel kültürlerde bu bağlar dini törenler, topluluk yemekleri ya da selamlaşma biçimleriyle kurulurdu. Modern toplumda ise teknolojik ritüeller ön plana çıkar. Ofise girişte…
12 YorumEtiket: bir
Herkesin içinde söylemek isteyip de diline dolanmış kelimeler vardır. Kimi zaman bir pişmanlık, kimi zaman bir korku… Bazense sadece sessizlik. Bugün sizlerle tam da bu sessizliğin içinde yankılanan bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Belki siz de bir zamanlar “ağzınızdan çıt çıkmayan” bir anı yaşamışsınızdır… Ağzından Çıt Çıkmamak Deyim mi? Sessizliğin Anlattıkları “Ağzından çıt çıkmamak” deyimi, bir kişinin tamamen sessiz kalması, hiçbir şey söylememesi anlamına gelir. Ancak bu deyim sadece kelimelerin eksikliğini değil; bazen duyguların ağırlığını, söylenemeyenlerin yükünü ve kelimelerle taşınamayacak kadar derin hisleri de taşır. Bu deyimi daha iyi anlamak için sizi küçük bir kasabaya, iki farklı insanın yollarının kesiştiği bir…
14 YorumHantallaşmak Ne Demek? Geleceğin Hız Çağında Ağırlıklarımızı Konuşalım Bazen kendi hayatıma bakıyorum ve diyorum ki: “Acaba hantallaşmak sadece bedensel bir yavaşlık mı, yoksa ruhsal bir durgunluk mu?” Bu yazıda birlikte düşüneceğiz. Çünkü “hantallaşmak” kelimesi yalnızca fiziksel bir eylemi değil, çağın ritmine ayak uyduramayan her yapının, her fikrin, her sistemin sessiz çöküşünü anlatıyor. Gelin, hem bugünü hem geleceği konuşalım — biraz stratejiyle, biraz duyguyla, bolca beyin fırtınasıyla. Hantallaşmak: Bir Tanımın Ötesinde, Bir Dönüşüm Alarmı Kelime anlamıyla “hantallaşmak”, çevikliğini, esnekliğini, hızını kaybetmek demektir. Ama çağımızda bu kelime, bireylerden şirketlere, teknolojiden topluma kadar geniş bir metafor haline geldi. Artık “hantallaşmak” dediğimizde, sadece vücudun…
14 YorumMerhaba sevgili okur, bazı konular vardır ki tek bir bakış açısıyla değerlendirmek yeterli olmaz. “Havale nöbeti nedir?” sorusu da bunlardan biri. Bu yazıda sana sadece tıbbi tanımları aktarmak değil, farklı yaklaşımları karşılaştırarak düşünmeye davet etmek istiyorum. Çünkü her birey, yaşadığı deneyimlere ve dünyaya bakışına göre bu tür konulara farklı anlamlar yükler. Kimimiz verilerle düşünür, istatistiklere güveniriz. Kimimiz ise olayların kalplere, ailelere ve toplumlara nasıl dokunduğunu sorgularız. Bu yüzden gel, havale nöbeti konusuna hem objektif hem de duygusal pencerelerden birlikte bakalım. Havale Nöbeti Nedir? Tıbbi açıdan bakıldığında havale nöbeti, beyindeki elektriksel aktivitenin aniden artması sonucu kaslarda kontrolsüz kasılmaların ve bilinç kaybının…
10 YorumHamsi Hangi Ülkeye Aittir? Sınır Tanımayan Bir Lezzetin Haritası Şunu kabul edelim: Hamsi masaya geldi mi, sohbetin yönü değişir. Bir tabak hamsi tava; anıları, şakaları, kıyıdan yükselen dalga sesini çağırır. İşte bu yazıyı da o coşkun duyguyla, “hamsi kime ait?” sorusunu sadece damakta değil, dünyayı dolaşan bir merakla cevaplamak için yazıyorum. Çünkü bazı tatlar, pasaport taşımaz; sadece rotalar çizer. Hızlı cevap: Hamsi tek bir ülkeye ait değil; göç eden, sınır tanımayan bir ortak miras. “Hamsi Hangi Ülkeye Aittir?” Sorunun Kısa, Dürüst Cevabı Hamsi, biyolojik olarak Engraulis cinsine ait küçük, yağlı ve göçmen bir balık; Karadeniz’den Akdeniz’e, Atlas Okyanusu’ndan Pasifik’e uzanan…
12 YorumGiriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve İçsel Merakın Ateşi Bir eğitimci olarak, her yeni bilgi kıvılcımı insan ruhunda bir pencere açar. O pencereyi aralamak için sorular sorarız, dünyayı yeniden yorumlar, kendimizi yeniden keşfederiz. Öğrenme, salt bilgi birikimi değil; düşünme biçimimizi, değerlerimizi, dünyaya bakışımızı dönüştürme fırsatıdır. İşte bu bakışla bugün üzerinde duracağımız soru: Ferhat Göçer doktorluğa devam ediyor mu? Bu soru sadece bir magazin merakı değil; öğrenmenin sınırlarını ve kimlik dönüşümlerini anlamak için kapı aralayan bir fırsattır. — Ferhat Göçer ve Tıpla İlişkisi: Temel Bilgiler Ferhat Göçer, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, uzun yıllar hekimlik yapmış bir isimdir. [1] Özellikle genel…
14 YorumEski Dilde Gök Ne Demek? Edebiyatın Diliyle Anlamın Katmanlarına Yolculuk Bir edebiyatçı için kelimeler, yalnızca iletişim araçları değil, zamanın yankılarıdır. Her kelime, yüzyıllar boyunca taşınan bir hafıza, bir duygu tortusu taşır. “Gök” kelimesi de bunlardan biridir. Bugün baktığımızda sadece “sema” ya da “hava” olarak tanımladığımız bu sözcük, eski dilde çok daha derin, çok daha katmanlı bir anlam evrenine sahiptir. Gök, bir semboldür; hem yukarıyı hem yüceliği hem de bilinmezliği temsil eder. Bu yazıda, “gök”ün eski dildeki anlamını edebi bir perspektifle inceleyecek, kelimenin hikâyesinin peşine düşeceğiz. “Gök”ün Eski Dildeki Kökleri: Yücelik, Kader ve İlahi Denge Eski Türkçede “kök” biçiminde kullanılan bu…
14 YorumBoyunduruk Ne Demek? 4. Sınıf Seviyesinden Geleceğe Uzanan Bir Düşünce Bir kelimeyi öğrenmek, bazen sadece sözlükteki anlamını bilmekle kalmaz; o kelimenin arkasındaki tarihi, duyguyu ve hatta geleceğe dair yansımalarını da anlamamızı sağlar. “Boyunduruk” kelimesi de tam olarak böyle bir kelimedir. 4. sınıf seviyesinde, çocuklar bu kelimeyle tanıştığında genellikle onun sadece bir “alet” olduğunu öğrenirler. Ama biz yetişkinler için, bu kelimenin çağrıştırdığı çok daha derin bir anlam var. Peki, “boyunduruk” sadece geçmişin bir izi mi, yoksa geleceğin özgürlük anlayışını şekillendirecek bir fikir mi? Gelin birlikte düşünelim: Bugün çocuklara “boyunduruk” kelimesini öğretirken aslında onlara hangi geleceği öğretiyoruz? Boyunduruk Ne Anlama Gelir? Basit…
12 YorumHakimlik Nasıl Bir Meslek? Yargıç Olmakla İlgili Mizahi Bir Bakış Hayal edin, bir sabah uyandınız ve “Bugün Hakim olacağım!” dediniz. Hani o, duruşma salonunda “Sessizlik!” diye bağıran, insanların hayatlarına yön veren o karizmatik kişi… Evet, hakim olmak gerçekten de öyle göründüğü kadar kolay değil. Ama bir bakalım, bu meslek aslında nasıl bir şey? Erkek Hakimler: Stratejik Zihinler ve Çözüm Odaklılık Erkek hakimler, genellikle işleri çözmek için bir strateji belirler. Onlar için her dava, büyük bir satranç oyunu gibidir. “Hangi hamleyi yapmalıyım?” diye düşünürken, hem kendileri hem de dava için en etkili çözümü bulma peşindedirler. Duruşma salonunda, o derin bakışlarıyla, “Şu…
12 YorumBir zamanlar Ereğli’nin kalbinde, sadece kollarını sıvayarak işe koyulan bir çift vardı. Erkek, işin stratejik tarafını yöneten, her sorunu çözmek için planlar yapan bir liderdi. Kadın ise, her adımda duyduğu hissiyatla, çevresindeki insanları bir arada tutmaya çalışan, empatik bir kişiydi. Birlikte, bu şehri dünyaya tanıtmak için çıktıkları yolculuk, onları hem zorlayacak hem de öğreticiydi. Fakat Ereğli’nin tüm bunları üretme gücü, her ikisinin de özverisiyle birleşmişti. Ereğli: Bir Sanayi Kentinden Daha Fazlası Ereğli, Karadeniz’in doğusunda, denize nazır, sakin bir kasaba gibi görünse de aslında içi dev bir potansiyel barındıran bir şehir. Bu şehir, sadece deniz kenarında zaman geçirenler için değil, aynı…
14 Yorum